Türkiye Makina Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı, 3 Mayıs 2011 Tarihinde Kamuoyuna Açıklandı
Türkiye'nin makina sanayisinde, özellikle de orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya'nın üretim ve teknoloji üssü olmasını hedefleyen "Türkiye Makina Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı (2011–2014)", T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün başkanlığında 3 Mayıs 2011, Salı günü 09:00 - 12:30 saatleri arasında Hilton Hotel İstanbul'da gerçekleştirilen tanıtım toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.
TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdal Gamsız, Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Akyüz, Mustafa Ceran ve Yavuz Öncü, TİAD Eğitim Komitesi Başkanı ve AB Projeleri Koordinatörü Hayrettin Kağnıcı, Fuar Komitesi Üyesi Cüneyt Okçu, Mevzuat Komitesi Üyesi Jak Kamhi, TİAD Genel Sekreteri Gamze Taşpolat ve Genel Sekreter Yardımcısı Arif Onur Kaçak'ın da katıldığı toplantıda açılış konuşmaları; T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, Alarko Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton ile Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği (OAİB) Başkanı Adnan Dalgakıran tarafından gerçekleştirildi.
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu:
''Bir Türk'ün Yaptığını Bir Türk Almazsa Kim Alacak''
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, makina sanayinin yeni yeni hareketlendiğini, yeni alınan kararlar ile yerli makina satışının kolaylaşacağını kaydetti. Konukoğlu, ''Bir Türk'ün yaptığını bir Türk almazsa kim alacak? Sanayinin işleyebilmesi için makinanın satılabilmesi lazım'' dedi.
Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton:
"Başımız Bulutlarda iken, Ayaklarımız Yere Sağlam Bassın"
Abdulkadir Konukoğlu'nu takiben söz alan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton ise, hayal etmeden yaşamanın çok zor olduğunun altını çizerek; çok hayal kurduğunu, 2050 yılında insanların yaşam tarzı nasıl olacak diye merak ettiğini anlattı. Alaton, sözlerine şöyle devam etti: ''Çok heyecan verici bir resim buluyorum karşımda. Dünya hızla gelişiyor, değişiyor ve değişimin ivmesi de devamlı yükseliyor. Birçoğumuz değişimi anlamayı da reddediyor. Bugün dünyayla rekabet edemeyecek sanayici er ya da geç batacaktır. Ankara hızlı bir zihinsel devrim yaşamalı çünkü zenginlikte gecikmemizin birinci sebebi bürokratik ağırlığımızdır. Bürokrasinin bir zihinsel devrim yaşaması şarttır. Bizler ancak bürokrasinin desteği ile bu çıtayı aşabiliriz.''
1950 ile 2000 yılları arasında Ankara bürokrasisinin özel sektörün gelişmesine ardı ardına darbe vurduğunu, Almanya zenginleşirken, Türkiye'nin zenginleşmesinin engellendiğini savunan Alaton, ''Ben en çok buna üzülüyorum. Neden Türkiye zenginleşemedi, neden hala aç yatan insanlarımız var? Zihinsel olarak darbelere son verelim, demokrasimize sahip çıkalım. Sizlerin bürokrat karşısında boynunuz bükük kalmasın. İnsan odaklı hizmet etme heyecanı duyan yeni bir bürokrasi zihniyeti, bürokratla vatandaş ilişkisini geliştirelim. Zaten görevi topluma hizmettir, biz de bunu bekliyoruz'' dedi.
Alaton, ''Türkiye'nin sağlıkla ilgili ithalatı 21 Milyar USD. Bugün 18 misli büyüyecek bir biyoteknolojiyi size müjdelemek istiyorum. Hayal kurmaya devam edelim ama başımız bulutlarda iken ayaklarımız da yere sağlam bassın'' şeklinde konuştu.
OAİB Başkanı Adnan Dalgakıran:
"Vizyonumuz 2023'te Dünyada İlk 5 Makina İhracatçısı Ülke Arasına Girmek''
OAİB'yi temsilen konuşma gerçekleştiren Adnan Dalgakıran da, ''2023'te 500 Milyar USD olarak hedeflenen toplam ihracattan % 20 pay almayı ve 100 Milyar USD makina ihracatı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz'' dedi.
Dalgakıran, ''Türkiye Makina Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı'nın açıklandığı toplantıda, Türk makina sanayi üreticilerinin dünya ihracatında teknoloji devlerinin yanında yer aldığını vurguladı. Türkiye'de 2010 verilerine göre 11 Milyar USD cari açığın ikinci en büyük kaleminin makina ithalatı olduğunu ifade eden Dalgakıran; makina sektöründe, kayıt dışını önleyecek ve optimal ölçeği geliştirecek yeni bir teşvik ve yönlendirme sistemi geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. Dalgakıran, ''Vizyonumuz yüksek teknolojiye sahip bir makina sanayi yaratmak ve 2023 yılında dünyada ilk 5 makina ihracatçısı ülke arasına girmektir'' dedi.
Makina sektörüne ve kamuya çağrıda bulunan Dalgakıran, ''Üretmeden önce düşün. Türkiye için değil dünya için üret, her zaman yüksek kalite hedefle. Kolay ve hızlı teşvik et, ölçek ekonomisine göre destek ver, bürokratik engelleri azalt, ülkemize katma değer yaratan üretim teşviklerini, vergileri mümkün olduğu kadar azalt, gerekli destekleri sağla ve katma değerli ihracata yüksek destekler ver'' diye konuştu.
T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün:
"Türkiye Makina Sektöründe Oldukça Başarılı Bir Ülke"
Tanıtım toplantısının son bölümünde Türkiye Makina Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı'nı (2011–2014) ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklayan T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ise, 2011–2014 dönemini kapsayan Türkiye Makina Sektörü Stratejisi Eylem Planı'nın sanayicilere, girişimcilere ve Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyerek; sektörün böyle önemli ve kapsamlı bir yol haritasına kavuşmasının çok anlamlı olduğunu ifade etti. Önümüzdeki 20 yıl içinde, üretimde veya tüketimde kullanılan birçok makinanın yenilenmesinin gerekeceğini vurgulayan Bakan Ergün, bu süreç iyi yönetildiği takdirde hem iç pazara hitap ederek ithalatı azaltan, hem de dış pazarlara daha agresif bir şekilde dahil olan bir sektör oluşturmanın mümkün olabileceğini bildirdi.
Türkiye'nin makina sektöründe oldukça başarılı bir ülke olduğunu, sektörde 10 Milyar USD'yi bulan ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine yapıldığını, ancak böyle başarılı olunan bir sektörde dahi ihracatın iki katı kadar ithalat yapıldığına dikkati çeken Ergün, konuya ilişkin düşüncelerini, ''Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak böyle bir tabloyu kesinlikle içime sindiremiyorum. Aynı kalitedeki malı, daha fazla fiyat ödeyerek, sırf yabancı olsun diye yurt dışından almayı izah edecek bir cümle kuramıyorum'' şeklinde ifade etti. Özellikle kamu ihalelerinde Türkiye'de üretilen ürünlerin tercih edilmesi için özel sektör ile birlikte projeler üretildiğini, son Torba Kanun ile Kamu İhale Kanunu'nda da değişiklik yaparak bu konuda önemli bir adım attıklarını dile getiren Ergün, sektörde temel önceliğin net ihracatçı duruma gelmek olduğuna işaret etti.
''Makinalar tıkır tıkır çalışacak ve inşallah 2023 yılında, tıkır tıkır 100 Milyar USD ihracat yapacağız. Bunu başarmak için sektörü AR-GE, teknoloji ve markalaşma konusunda daha fazla geliştirmeli, işletme ölçeklerini optimum seviyeye taşımalıyız'' diyen Ergün, sözlerine şöyle devam etti: ''Bu Belge, nereye varmak istediğimizi, oraya hangi vasıtalarla ve ne zaman ulaşacağımızın detaylı bir analizini sunmaktadır. Belge'nin hazırlanma süreci, kamunun, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bir arada çalışmasının güzel bir örneği olmuştur".
"Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda, 5 Farklı Hedef İçin 39 Tane Eylem"
Makina Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında, 5 farklı hedef için 39 tane eylem belirlediklerini ifade eden Bakan Ergün; "Birinci hedefimiz olan katma değeri ve marka değeri yüksek makina sanayine dönüşümü sağlayıcı hukuki düzenlemeleri ve yapısal tedbirleri hayata geçirmek için 12 tane eylem belirledik. Bu kapsamda, üreticilere sağlanan KDV iadesi uygulaması hızlandırılacaktır. Böylece, özellikle makina sektöründe bürokrasiden dolayı yaşanan gecikmeleri önleyecek ve nakit akışını hızlandıracağız. Finansal kiralama işlemlerinin KDV karşısındaki durumu değerlendirilecek ve varsa aksayan yönlerin düzeltilmesine yönelik çalışmalar yapacağız. Mesela doğrudan yatırıma tabi makinaların leasing işleminde % 1 oranında KDV uygulanması, yatırımcılar için önemli bir kolaylık olacaktır. Yerli üretimi bulunan makinaların 2. el ithalatını sınırlandırma uygulaması, AB tam üyeliğine kadar devam ettirilecektir, kamu alımlarında yerli makinaların tercih edilmesini sağlayıcı düzenlemeler yapılacak ve takip edilecektir. Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin, ithalat kontrolleri dahil olmak üzere, etkinleştirilmesi ile belgeli üretim yapan firmalar korunacaktır. Makina ana sanayi–yan sanayi işbirlikleri geliştirilecektir. Bu kapsamda, sektöre yönelik "Ortak Satınalma Organizasyonu" kurulacak ve sektör daha entegre bir yapıya kavuşturulacaktır. Zirai krediler konusunda bir çalışma yapılacak, 25 yaş ve üzeri traktörlerin hurdaya ayrılması için hurda bedeli ödenmesi konusunda mekanizma oluşturulacaktır. Makina ihtisas OSB'leri kurulacak, kümelenme projeleri hazırlanacak ve desteklenecektir. Girdi Tedarik Stratejisi kapsamında yapılan çalışmalarla işbirliği ve koordinasyon sağlanacaktır'' şeklinde açıklamalarda bulundu.
İkinci hedef olan yurt içi ve yurt dışında sürdürülebilir büyümeyi ve ölçek ekonomisinin avantajlarını yakalamak amacıyla sektöre yönelik sağlıklı finansal çözümler sağlamak için de 5 eylem belirlediklerini ifade eden Ergün, ''Bu kapsamda, Eximbank tarafından yurt dışındaki müşterilere orta ve uzun vadeli ülke kredisi verilecek, orta vadeli ihracat sigortaları etkinleştirilecektir. Gelişen işletmeler piyasasının işlerliği sağlanacak, başvurular yaygınlaştırılacak, halka açılmanın faydaları anlatılacaktır. İşletmelerde kullanılan makina ve teçhizat, kredi kuruluşlarınca teminat olarak kabul edilecektir'' dedi.
Ergün, üçüncü hedef olan sürdürülebilir, yetkinliğini kazanmış, yüksek performansa sahip, teknoloji odaklı, öğrenmeye ve değişime açık her düzeyde insan kaynağı sağlamak hedefi için ise 11 eylem belirlediklerini söyleyerek, şunları kaydetti: ''Bu kapsamda, mesleki ve teknik eğitimi özendirici tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecek, teknik eğitim okul ve kurumları oluşturulacaktır. Mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarına güncel teknolojik donanım kazandırılacaktır. MEB ile protokol hazırlayarak bölgesel ihtiyaçlara öncelik tanıyan eğitim ve ara yönetici yetiştirme programları oluşturulacak ve öğrencilerin işletmelerde staj imkanları geliştirilecektir. Makina sektörüne yönelik olarak meslek standartları hazırlanarak belgelendirme faaliyetlerine başlanılacaktır. Teknoloji eğitimlerine destek olan sanayiciler teşvik edilecektir. Uygulamalı eğitim ve staj kapsamında üniversite eğitimi makro planı oluşturularak stajların sadece yaz tatilinde değil eğitim sürecinde de yapılması sağlanacaktır. STK, üniversite ve sanayi işbirliği ile, makina teknoloji enstitüsü kurulacaktır. Makina ve otomasyon sektörlerine yönelik komple bir eğitim programı tasarlanacaktır.''
Ergün, dördüncü hedef olan Türk makina sektörünün kalite, güven ve teknoloji unsurlarını ön plana çıkaran, yurt içinde ve dışında etkin bir tanıtım yapmak ve ihracatı arttırmak için de 6 eylem belirlediklerini ifade etti. Ergün, bu kapsamda da başta en çok makina ithalatı yapan ülkelerde olmak üzere, gelişen pazarlarda tanıtım yapmak, lobi ve finansal destek faaliyetleri sağlamak amacıyla ofisler açılacağını, Türk Makina Sektörü ile ilgili olarak firma bazında veri tabanı oluşturulacağını ve kullanıma açılacağını söyledi. Ergün, ayrıca, TURQUM ve TSE Kalite Belgesi alan firmaların sayısının arttırılacağını, belgelerin tanıtımının yapılacağını ve belge sahibi firmalara ilave destekler sağlanacağını, dünyada marka olmuş makina ihtisas fuarlarına katılımın teşvik edileceğini ve bu fuarlarda Türk Makina Sanayi ile ilgili konferanslar düzenleneceğini de anlattı.
Beşinci ana ve son hedef olan 'global düzeyde rekabet edebilen, katma değerleri yüksek ürünler üretebilmek için AR-GE ve inovasyon yapmak' başlığı altında ise 5 eylem bulunduğunu söyleyen Ergün, ''Bu kapsamda AR-GE destekleri tanıtılacak ve kolaylaştırılacak; KOBİ'ler için yeni AR-GE ve inovasyon destek mekanizmaları geliştirilecektir. Ortak AR-GE merkezleri ile AR-GE ve inovasyon teknoloji transfer merkezleri kurulacaktır. AR-GE ve inovasyonda geliştirilen ürünlere mevzuat ve belgelendirme konularında destek olunacak; AR-GE ve inovasyon sonucu ortaya çıkan teknolojinin ticarileşmesi konusunda da destek sistemi oluşturulacaktır'' açıklamalarında bulundu.
''Makina Sektöründe Hedef % 100"
''Makina sektöründe hedef % 100'dür, yani Cumhuriyetin 100. yılında 100 Milyar USD ihracat yapmaktır'' sözleri ile konunun önemini vurgulayan Bakan Ergün, bunun ulaşılması zor ancak imkansız olmayan bir hedef olduğunu belirterek, Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda yer alan eylemlerin Türkiye'nin üretim kalitesini artıracağını, üretimin ağırlıklı olarak yerli girdi ile yapılmasını sağlayacağını, ihracat potansiyelini artıracağını belirtti.
Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın başarıya ulaşması için elden gelen her türlü çabanın gösterileceğini, kamu ve reel sektör işbirliği sağlandığı zaman, aşılamayacak hiç bir engel bulunmadığını dile getiren Ergün, ''Bu nedenle, sizleri, bizimle el ele vermeye, marka değeri ve katma değeri bir arada yükselecek bir sektör oluşturmaya davet ediyorum. Sektör temsilcilerinden, bizlere bu Belge'nin hazırlık aşamasında olduğu gibi, uygulama, izleme ve değerlendirme döneminde de destek olmalarını bekliyoruz'' dedi. Bu çerçevede, Ergün, Strateji ve Eylem Planı'nın izlenmesi, değerlendirilmesi ve gerekli görüldüğü hallerde eylemlerin revize edilmesinin Bakanlık koordinasyonunda oluşturulacak Yönlendirme Komitesi tarafından yapılacağını bildirdi.
Sektörün Güçlü ve Zayıf Yönleri
Toplantıda vizyon, ''Makina Sektöründe Teknoloji Üretim Üssü Olmak'', genel amaç ise ''Makina Sektörünün Geliştirilmesi ve Yüksek Teknolojili Ürünlerin İmal Edilmesinin Sağlanması'' olarak tespit edildi.
Bu bağlamda, sektörün güçlü yönleri genç ve girişimci nüfus, uluslararası organizasyonlara katılım, ucuz mühendislik, kalite bilinci, uzmanlaşma, görece ucuz işgücü, tesisleşme (OSB gibi), çevre maliyeti düşüklüğü, hammaddelerin büyük ölçüde yurtiçi temini, sektörün örgütlenme düzeyi yüksekliği, KOBİ yapısının sağladığı esneklik, ekonomik gelişmelerin makina sektörüne olumlu etkisi, takım tezgahlarında üretim değerlerinin göreceli olarak yüksek olması ve metal şekillendirme imalat makinalarındaki uluslararası uzmanlaşmanın sağlanması olarak sıralandı.
Sektörün zayıf yönleri ise; firmaların ara işgücü istihdamına yeterince önem vermemesi, yetersiz yurtdışı tanıtım ve pazarlama, bilgiye erişememe, ticaret ataşeliklerinin güçlendirilmesi gereği, devlet kurumları arası koordinasyon eksikliği, standart ve sertifikasyon bilinç eksikliği, pazar çeşitliliğinin oluşturulmaması ve gelişme potansiyeli olan pazarlara ulaşılamaması olarak belirlendi. Üniversite-sanayi işbirliği yetersizliği, ara eleman sıkıntısı, Piyasa Gözetimi Denetimi'nde yaşanan sıkıntılar, genel vergi yükü ve SSK primi yüksekliği, Türk malı imajının olmaması, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretimi, istihdam vergileri, dolaylı vergiler, enerji maliyetlerinin de zayıf yönler başlığı altında incelendi.
Fırsatlardan bazıları işe şu şekilde değerlendirildi: ''Ortadoğu ülkelerinin AB ve ABD'ye mesafeli durmaları, sanayileşmiş ülkelerdeki üretim maliyeti yüksekliği ve firmaların işbirliği arayışları, Türk Cumhuriyetlerindeki eski tesislerin yeni Pazar olarak ortaya çıkması, Coğrafi konum, Girişimcilik ruhu, Uluslararası fuarcılığın yaygınlaşması, KOBİ'lerin esnekliği, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve enformasyon sağlanması, AB'ye katılım süreci, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri ile olumlu ilişkilerden yararlanılması, önümüzdeki 15 yıldaki genç ve dinamik nüfus yapısı, teknik eğitimde hamle yapılması, AB Ülkelerine yakınlık ve Gümrük Birliği, Yabancı sermayenin Türkiye'yi tercih etmesi.''
Bunu takiben, tanıtım toplantısına katılan sanayici ve işadamları tarafından da, ekonomik ve siyasi anlamda sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma süreci içinde olan dünyada, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde makina sektörünün özel bir konumu olduğu, makina sektörü olmadan sanayileşmeden bahsetmek söz konusu olmayacağına işaret edilerek, Türk Makina Sektörü'nün, halihazırda yaşanan küreselleşme sürecinde üretim, pazarlama, ihracat, ticaret alanlarında dünya ile entegrasyonunu büyük ölçüde tamamlamış bir sektör olduğu vurgulandı. Sektörün bu alanlardaki yeterliliğini gelişmiş ve gelişmekte olan pazarların tamamına yakınına yaptığı ihracatla kanıtladığı ve gayri safi yurtiçi hasıla, imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, istihdam, rekabet edebilirlik, yatırımlar, dışa açıklılık ve makro ekonomik büyüklükler açısından Türkiye'deki en önemli sektörlerden biri olduğu belirtildi. Diğer tüm sektörlere sağladığı temel girdiler göz önünde bulundurulduğunda yaşanan ve yaşanacak olan küresel kırılganlıklardan makina sektörünün olumsuz etkilenmemesinin mümkün olmadığı, sektörün küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmesi ve büyümesini sürdürebilmesi açısından sektörde rekabet halinde olunan ülkelerin makina sektörüne sağladıkları desteklerin Türkiye'deki makina sektörüne de sağlanması gerektiğine dikkat çekildi.