CELIMO Başkanı Massimo Lunghi: "Türkiye Avrupa'nın En Büyük Takım Tezgahları Pazarına Sahip 3. Ülke"
TT Magazin: TT MAGAZİN Dergisi okuyucuları için, CELIMO'nun kurumsal geçmişi, yapısı, genel işleyişi ve faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?
Avrupa Takım Tezgahları, Takım ve Teknolojileri Birliği (CELIMO) resmi olarak 1971 yılında kuruldu fakat kökleri 1965 yılına; Avrupa'nın başlıca beş meslek kuruluşunun üst düzey yöneticilerinin bir araya gelerek takım tezgahları sektörünün ortak çıkarlarını tartıştıkları toplantılara kadar uzanır. Türkiye CELIMO'ya 2000 yılında katıldı. 2010 yılında yeni bir ithalatçılar derneğinin kurulmasıyla birlikte İspanya'yı da yeniden organizasyonumuza dahil ettik.
CELIMO'nun karar alma organı olan "Konsey" yılda bir kez toplanır. Tüm CELIMO üyeleri, Konsey'de, münferit olarak ulusal mesleki kuruluşlar tarafından tayin edilen delegeler ile temsil edilir. Sistemin işleyişi gereği, CELIMO üyesi olan tüm mesleki kuruluşların genel sekreterleri de Konsey'in doğal üyeleridir. Konsey toplantıları yılda bir kez gerçekleştiği için, ara dönemlerde CELIMO faaliyetlerini Yönetim Kurulu gözlemler ve bir sonraki Konsey toplantısında geniş katılımlı olarak tartışılıp karara bağlanacak konu başlıkları da büyük ölçüde Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.
CELIMO ayrıca her yıl "Takımcılar Grubu" toplantısı düzenler. Bu grup özellikle, takım tezgahları sektörünün bir parçası olan ancak doğrudan takım tezgahları alanında faaliyet göstermekten ziyade CELIMO üyesi kuruluşların takım tezgahlarını tamamlayıcı takımlar, iş parçaları, bağlama ekipmanları ve benzeri diğer aksesuarlar ile ilgili olarak faaliyet gösteren üyelerini ilgilendiren konuların da CELIMO gündem ve faaliyetleri içerisinde yer alması amacına hizmet eder. Takımcılar Grubu Başkanı otomatik olarak CELIMO Yönetim Kurulu Üyeleri arasında yer almasına karşın, Takımcılar Grubu toplantıları gayri resmi toplantılardır. Dolayısıyla, sonuçlarının doğrudan karar alma süreci ile ilişkisi veya süreç üzerinde etkisi yoktur.
Üç ayda bir yayınlanan bültenimiz "CQ News" ise CELIMO'nun düzenli olarak sürdürdüğü bir diğer faaliyetidir. Yayın, tüm üye mesleki kuruluşlara, üyelerine iletilmesi ricasıyla gönderilir. Bültene, http://www.celimo.com/ adresinde bulunan CELIMO Kurumsal İnternet Sitesi üzerinden de ayrıca ulaşabilirsiniz.
Bunlara ek olarak, CELIMO, her 2 yılda bir düzenlenen EMO Fuarları kapsamında uluslararası bir toplantı organize eder. Bu toplantılar her ne kadar dünya üzerindeki küresel ekonomik durumun değerlendirilmesine ilişkin sunumlar içerse de, esas odak noktası takım tezgahları sektöründe faaliyet gösteren farklı milletlerden birçok meslektaşı bir araya getirmektir. Bu anlamda, 2011 yılı etkinliğinin çok başarılı olduğunu ve özellikle de iş bağlantıları kurulmasına yönelik olarak organize edilen öğle yemeğinde gözlemlediğim tartışmalardan, sektör adına çok olumlu izlenimler edindiğimi söyleyebilirim.
TT Magazin: CELIMO'nun, Avrupa takım tezgahları sektörü için yaptığı çalışmalar ve sektörün gelişimine sağladığı katkılar hakkında bilgi verebilir misiniz?
CELIMO, takım tezgahları, kesici ve tutucu takımlar ve ilgili teknolojilerin ithalatçıları ve distribütörleri için muazzam bir buluşma platformudur. CELIMO tarafından organize edilen etkinliklerde sektör firmaları bir araya gelme, ortak çıkara hizmet eden konuları tartışma ve karşılıklı deneyimlerini paylaşma fırsatı buluyor. Örneğin, son yıllarda Konsey ve Takımcılar Grubu toplantısında görüşülenler arasında; fuarların geleceği, Eco-design Direktifi, Avrupa işgücü piyasasının durumu, sektördeki iş ortaklıkları, üretici ve distribütörler arasındaki ilişkiler, küresel ekonomik krizin müşteri talepleri üzerindeki etkileri gibi birçok önemli konu yer aldı. Üye ve delegeler için özellikle bu konulardaki gayrı resmi tartışma ve görüş alışverişinin önem taşıdığını belirtmek istiyorum.
TT Magazin: Avrupa takım tezgahları sektörünün son 5 yılını istatistiki bilgiler ve global krizin etkileri ile birlikte değerlendirebilir misiniz?
Avrupa takım tezgahları sektörünün son 5 yılının küresel ekonomik krizin gölgesinde geçtiği açıktır ve bilinen bir gerçektir. Kriz esasen 2007 yılı yazında Bear Stern'in çöküşü, Avrupa'daki bankaların zararlarını açıklamaları ve hükümetlerinden yardım talep etmeye başlamaları ile birlikte başlamıştı. Ancak, mühendislik alanında ve ilişkili sanayi sektörlerindeki etkilerinin görülmesi için daha net, tetikleyici bir olay gerekti ki; bu hadisenin de krizin başlangıcından 1 yıl sonra gerçekleşen, Lehman Brothers'ın çöküşü olduğunu söylemek sanırım yanlış olmayacaktır.
Sonuç olarak, CELIMO ülkelerini temel alarak yaptığımız değerlendirmeye göre Avrupa'da takım tezgahı pazarı 2003 yılında 11,5 milyar Euro iken, 2008 yılında 17 milyar Euro büyüklüğüne kadar ulaştı ancak sektörün yükselişi 2008 yılında son buldu. Çoğu ülke 2010 yılsonu itibariyle piyasa şartlarında iyileşme görmesine karşın; krizin etkisiyle 2010 yılının genelinde "CELIMO Alanı"nda takım tezgahlarına olan talep düşerek yaklaşık 9,5 milyar Euro seviyesine kadar gerilemişti.
Avrupa'daki takım tezgahı üreticileri bu durumdan çok kötü etkilenmemişlerdi, zira üreticiler ülke pazarlarına ihracat yapabildi. Bu yönüyle krizin çok da küresel olduğunu söyleyemeyiz. Mesela, takım tezgahlarına olan talep durgunluk öncesi dönemde olduğundan daha yavaş dahi olsa, Çin'de büyümeye devam etti. Çin'in küresel anlamda takım tezgahları pazar payı 2000 yılında % 10'un biraz seyrediyor iken, 2010 yılında %45 seviyesine ulaştığına ve bu konuma gelmesinde ekonomik kriz süresince Çin'de takım tezgahlarına olan talep açısından düşüş yaşanmamasının büyük rolü olduğuna dikkat çekmek istiyorum.
Küresel ekonomik kriz halen devam ediyor. Özellikle Euro Alanı'nın çeşitli ülkelerinde belirsizliklerinin sürdüğünü gözlemlemekteyiz. Şu an aklımızdaki en temel sorular, krizin nerede duracağı ve nasıl sonlanacağıdır. Bu soruların cevabı, krizin sonuçlarını da belirleyecektir. Portekiz ve Yunanistan gibi birkaç ülke haricinde, Euro Alanı'ndaki ülkelerin ekonomik istikrarı devam ederse ve borçlarını ödeme aczine düşmez iseler, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın ekonomik durumunda kademeli olarak ve giderek artan bir gelişme görebiliriz. Ancak, İspanya veya İtalya gibi büyük ülkelerin Euro Alanı'ndan ayrılması söz konusu olursa, Avrupa'da yeni ve uzun sürecek bir durgunluk döneminin başlaması kaçınılmaz olur.
TT Magazin: Avrupa takım tezgahları sektörü ile ilgili 2012 yılı öngörüleriniz nelerdir? Sektörün gelişimi için nasıl bir strateji planı öneriyorsunuz?
Euro Alanı ile ilgili açıklamalarımda belirttiğim iki durumdan hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin, her halükarda Avrupa takım tezgahları sektöründe bir bütünlük halinde kayda değer gelişme görmek çok zor. Ancak, elbette ki bazı ülkeler diğerlerinden daha iyi bir performans sergileyecek. Aslında bu karmaşık bir durum; mesela mühendislik alanındaki talebi ağırlıklı olarak ihracat ile belirlenen Almanya, takım tezgahları sektöründe ekonomik olarak daha da güç kazanabilirdi. Ancak, 2011 yılında takım tezgahları pazarı o kadar büyüdü ki daha fazla büyüme beklenmiyor. Bununla birlikte, pazarda ciddi bir daralma da beklemiyoruz. Şu anda konum itibariyle giderek zayıflamakta olduğu değerlendirilebilecek olan İtalya gibi ülkelerin pazar paylarında 2012 yılında bu açıdan düşüş gözlemlenebilir; ancak önemli bir orana tekabül edeceğini tahmin etmiyoruz. Euro Alanı dışındaki ülkelerin başarı şansı daha yüksek görünüyor, ancak birçok durumda bu büyüme oranı büyük bir kriz sonrasında esasen normal olarak kabul edilen seviyelere geri dönüş olduğu için, 2011 yılında kaydedilen büyümenin yakalandığını görmek olası değil.
Nitelikli teknik eleman sorunu, Avrupa'nın gündem maddeleri arasında öncelik sıralamasında en başlarda yer alan ve birçok sanayicinin karşılaştığı temel problem gibi gözüküyor. Aslında bu konu krizden önce de mevcut olan bir sorundu. Ancak, kriz sebebiyle iş hacminde yaşanan düşüş ve buna bağlı olarak birçok kişinin tazminatının ödenerek işten çıkarılması ile birlikte daha da belirgin bir hale gelerek birçok ülkenin başlıca sorunları arasına yerleşti. Almanya, Fransa ve İsviçre gibi ülkelerin, haftalık mesai saatinden az çalışan, nitelikli teknik elemanların işten çıkarılmamasına yönelik olarak oluşturdukları, firmaları bu anlamda destekleyen mali planları vardı. Bu mali planlar etkili oldu ve durumun iyileşmesini sağladı.
Diğer ülkelerde ise, münferit firmalar vasıflı çalışanlarını elde tutabilmek için bireysel olarak farklı yollar bulmaya ve kaynaklar yaratmaya çalışmak durumunda kaldı. Dolayısıyla firmalar açısından önem taşıyan birçok vasıflı çalışan maalesef işinden ayrıldı. Sonuç olarak, hem üretici hem de distribütörler talebin çok yoğun olduğu bir dönemde nitelikli teknik eleman problemi ile karşı karşıya kaldı. Bu konu, Avrupa çapında ele alınması gereken bir konudur. Bu açıdan, CELIMO olarak TİAD'ın her geçen gün TİAD AKADEMİ eğitim projesi ile ilgili başarı çalışmalarını duymak ve ulusal mesleki standart ve yeterlilikleri geliştirerek sertifikalandırmak üzere geçen yıl başladığı VOC-Test Merkezi Projesi ile ilgili haberlerini almak bizim için çok sevindirici.
TT Magazin: Türk takım tezgahları sektörünün son yıllardaki durumu ile ilgili düşüncelerinizi ve değerlendirmelerinizi, Avrupa ile de kıyaslamalı olarak bizimle paylaşır mısınız?
Son yıllarda Türk takım tezgahları sektörü, istisnai bir durum haricinde, "Avrupa'nın Çin"i gibidir. İstisnai durum şudur ki; Türkiye, krizden etkilenmeme konusunu Çin kadar başarılı bir şekilde yönetemedi ve 2009 yılında talep açısından ciddi bir azalma ile karşı karşıya kaldı. Dikkate değer olan ise, 2010 yılında pek çok ülke halen talep açısından bu sıkıntıyı yaşarken, Türkiye çok güçlü ve hızlı bir şekilde toparlandı.
Son 10 yılı değerlendirdiğimizde şunu söylemek önemlidir; CELIMO üyesi ülkelerden yalnızca 2 tanesinin takım tezgahları pazarı 2000 yılı değerlerine kıyasla daha fazla büyüme gösterdi. Bu ülkeler tartışmasız Türkiye ve Belçika. Türkiye için, ekonominin bu dönemde yaşadığı gelişmenin, önümüzdeki 10 yıl içinde de devam etmesi olası görünüyor. Bu büyümenin sonucunda Türkiye, CELIMO ülkeleri içinde en büyük takım tezgahları pazarına sahip üçüncü ülke konumuna geldi. Bu durum, bir noktaya kadar talepteki artışı ifade eder. 2011 sonuçları açıklandığında bu sıralamada küçük değişiklikler görebiliriz; ancak bu, her halükarda Türkiye'nin Avrupa için önemli bir takım tezgahı pazarı olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
TT Magazin: Avrupa Takım Tezgahları sektörünün gündeminde olan "Eko-design Direktifi" ve bu konuda kaydedilen gelişmeler hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?
Avrupa Birliği (AB) Eko-design Direktifi, çok geniş bir yelpazeye yayılmış olan ve takım tezgahları gibi yüksek enerji tüketimi ile çalışan ürünlerin çevresel performansı ile ilgili olarak, AB ülkelerinin ulusal mevzuatının uyum sağlamasını hedefliyor. Bu konudaki yaklaşım, enerji tüketiminin ancak söz konusu ürünlerin tasarımı aşamasında yapılacak değişiklik ve yenilikler ile azaltılabileceği yönünde. Bir başka deyişle, mevcut yaklaşım bu aşamada geriye dönük uygulamayı ve şu an piyasada bulunan ürünlerin mevcut donanımının bu bakış açısıyla iyileştirilmesi beklentisini henüz içermiyor. Takım tezgahları sektöründe bu düzenlemenin ne şekilde uygulanabileceğine dair birçok çalışma yapıldı ve bu kapsamda görüldü ki takım tezgahları, üretim veya hurdaya ayırma safhalarında değil, en çok kullanımda oldukları süreç içerisinde enerji sarfiyatında bulunuyorlar.
Bu konuya ilişkin olarak CELIMO, Avrupa Takım Tezgahları, Takım ve Teknolojileri Ticari Birliği (CECIMO) tarafından geliştirilmekte olan ve sektörün kendi kendini düzenlemesi olarak bilinen "Öz-Düzenleme Girişimi" (Self-Regulation Initiative (SRI)) kapsamında yapılan çalışmaları yakinen takip ediyor. CECIMO tarafından önerilen yöntem ve koşullar, AB politikaları ile örtüşmesi kaydıyla resmi mevzuata iyi bir alternatif olabilir. CECIMO'nun bu amaca istinaden Fraunhofer Enstitüsü ile birlikte yürüttüğü araştırmanın sonuç raporu, 2011 yılı sonunda tamamlanarak açıklanacaktı. Ancak, bu süreç biraz ertelenmiş gibi görünüyor. Bu konuya ilişkin en önemli gelişme ise raporunun yayımlanması ile birlikte kaydedilecek; çünkü rapordaki değerlendirmeler, bu amaçla geliştirilmiş tasarımlara sahip takım tezgahlarının kullanımını teşvik edecek ve takım tezgahı kullanılan sanayi sektörlerinde enerji kullanımının azaltılmasına yönelik çözüm önerilerini içerecek.
Bizler de bu değerlendirmelerden, gerek hukuki düzenlemeler kapsamına dahil edilmesi gereken ihtiyaçlarımızı saptama; gerekse SRI ile ortaya koyabileceğimiz, AB ülkeleri haricindeki ülkelerce imal edilen ürünler için Avrupalı takım tezgahı ithalatçılarına uygulanacak koşulları tespit etme olanağı bulacağız. Temel ilkeleri ürünlerinin AB pazarında satılması olan ve büyük ölçüde Avrupalı üreticileri temsil eden CELIMO üyelerinin bu durumdan çok etkilenmeyeceğini düşünüyoruz.
TT Magazin: Şu günlerde Avrupa'nın gündeminde sıcak bir tartışma konusunun gündemde olduğunu biliyoruz. Bugüne kadar motorlu araçlar ve asansörler için uygulanan yıllık güvenlik denetimi ve kontrollerinin benzer şekilde takım tezgahları sektörü için de uygulanması planlanıyor. Bu konuda bizleri bilgilendirerek son gelişmeleri bizimle paylaşabilir misiniz?
CELIMO Yönetim Kurulu geçtiğimiz yıldan bu yana bu konuyu tartışıyor. Bildiğiniz gibi, takım tezgahları ilk satış aşamasında belirli güvenlik koşullarını da karşılamak zorunda. Bu koşulların hepsi CE standardına sahip olma süreci ile bağlantılı ve Makina Emniyeti Yönetmeliği başta olmak üzere bir dizi AB mevzuatı ile düzenleniyor. Güvenli kullanımın sürekliliğini sağlamak için tanımlanmış bir süreç yok. Öte yandan, bu alanda daha çok mevzuat ve düzenleme yapılmasına karşıt bir görüş de var. Bu görüşü savunanlar, müşterileri takım tezgahlarının düzenli olarak bakımını yaptırmaya ikna konusunun münferit olarak tedarikçi firmalara bırakılması gerektiğini söylüyor.
Güvenli kullanımın sürekliliğini sağlamak için süreç tanımlanan birçok durumda, denetlenecek mallar nihai tüketicilerin birebir satın aldığı mallardır ki; motorlu araçlar ve asansörler de bu duruma örnektir. Ancak, bizim sektörümüz açısından bakıldığında, benzer güvenlik önlemlerinin uygulanmasının iki temel sebepten ötürü büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Bunlardan ilki, entegre edilebilir darbe dayanıklılığına sahip kontrol panelleri için bütünlüğün korunması; diğeri ise takım tezgahlarının güvenliği ile doğrudan ilintili olan makina koruma kilidi gibi bazı aksam özelliklerinin değiştirilmediğinden veya tamamen kaldırılmadığından emin olunması gereğidir.
İşte bu nedenlerden ötürü, CELIMO Yönetim Kurulu olarak bu konuyu biraz daha olgunlaştırmayı ve geniş katılımlı olarak bu yıl Mayıs ayında yapılacak olan CELIMO Konseyi toplantısında görüşmeyi düşünüyoruz. Yalnız bu noktada, ürünlerimizin güvenli bir şekilde kullanımını sağlamak ile sektörü gereğinden fazla hukuki düzenlemeye tabi kılmamak arasındaki dengeyi korumanın dikkat edilmesi gereken çok önemli ve hassas bir konu olduğunun da bilincindeyiz.
Bu konunun Avrupa Hukuku çerçevesinde düzenlemesine yönelik bir girişimde bulunup başarılı olsak dahi, sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi için üzerinde çok çalışmamız gerekiyor. Henüz cevaplarını bulamadığımız birçok soru var. Örneğin, denetimden geçememe söz konusu olduğunda hukuki sorumluluğun kime ait olacağı henüz yanıtı belli olmayan bir soru. Benzer şekilde, denetimleri yürüten kişilerin kayıtlı mühendisler olması görüşü hakim, ancak bu kayıt sisteminin ne şekilde yönetileceği meçhul. Bir diğer konu da mesela, AB mevzuatının üye ülkeler arasında veya aynı ülkenin farklı bölgeleri arasındaki yorum ve dolayısıyla uygulama farklılıklarından kaynaklana- bilecek sorunlar. Bunlar hep çözüm bekleyen konular.
TT Magazin: Son olarak, TİAD ve faaliyetleri hakkındaki görüşlerinizi ve sektöre TT Magazin aracılığıyla ulaştırmak istediğiniz mesajlarınızı bizler ile paylaşmanızı rica ederiz.
TİAD'ın, son yıllarda CELIMO gündeminde yer alan birçok konuyu, girişimleri ve faaliyetleri ile hayata geçirdiğini görüyor ve bu nedenle de CELIMO olarak TİAD'ı ilgi ile izliyoruz. Özellikle TİAD Akademi ve TİAD VOC-Test Merkezi projelerinin, sanayicilerce ihtiyaç duyulan nitelikli teknik eleman sorununun çözümlenmesine hizmet edeceğine inanıyor; kaydedilen ilerle- melerden ve proje sonuçlarından haberdar olmak istiyoruz.
Bu vesile ile heyecan ile beklenen MAKTEK Avrasya 2012 Fuarı için de CELIMO Yönetim Kurulu ve Üyeleri adına TİAD ve Üyeleri'ne en iyi temennilerimi iletiyorum.
Son olarak, TT Magazin Dergisi aracılığıyla, 2012 yılının tüm Avrupa takım tezgahları ve aksesuarları sektörü paydaşlarına, mevcut ekonomik krizin etkilerinin gölgesinde kalmayacakları ve güç kazanacakları canlı ve karlı pazar koşulları sunmasını dileyerek tüm meslektaşlarımın yeni yılını kutluyorum.