AB Komisyonu 2010 Türkiye İlerleme Raporu’nu Açıkladı
Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği yolunda kaydettiği ilerlemeyi ortaya koyan ve 1998 yılından bu yana Türk hükümeti, Üye Devletler, Avrupa Parlamentosu, çeşitli uluslararası ve hükümet dışı kuruluşlardan alınan bilgiler ışığında Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ilerleme raporlarının on üçüncüsü 9 Kasım 2010 tarihinde açıklandı.
AB Genişleme Komiseri Stefan Füle'nin düzenlediği basın toplantısıyla açıkladığı 2010 İlerleme Raporu’nda Komisyon, Türkiye’nin özellikle anayasa reformu yoluyla olmak üzere AB üyelik kriterlerini karşılama yönünde ilerleme kaydettiği sonucuna vardı. Bununla birlikte, temel haklar alanında, özellikle ifade özgürlüğünün uygulamada sağlanması için, daha ileri sonuçlara ulaşılması gerektiği dile getirildi. Genel itibariyle, müzakerelerde biraz yavaş da olsa ilerleme kaydedildiği belirtildi. Gümrük Birliği’nden kaynaklanan yükümlülüklerini AB’ye karşı tam olarak yerine getirmesi ve Kıbrıs’la ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde ilerleme kaydetmesi halinde, Türkiye ile müzakerelerin hız kazanabileceği paylaşıldı.
Türk Ekonomisine Övgü, Yeni Reformlara Çağrı
İlerleme Raporu'nda, Türkiye'de kişi başına milli gelirin AB ortalamasının % 46'sına ulaştığı belirtilerek, küresel krizin ardından hızlı toparlanan Türkiye'nin krize karşı yüksek mukavemet gücünü gösterdiği vurgulandı. Krizi geçen yılın ikinci yarısında % 2 ve bu yılın ilk yarısında % 11 büyüyerek atlatan Türkiye'nin bu yüksek büyüme nedeniyle ihtiyaç duyduğu dış finansmana erişimde sorun yaşamadığı kaydedildi.
Raporda, Türkiye'nin uyguladığı ekonomi politikalarının son dönemde iyi sonuçlar verse de temelde "makro ekonomik istikrarın hala kırılgan olduğu ve daha güçlü bir mali çıpanın (mali kural) faydalı olacağı" ifade edildi ve bu bağlamda, “Türkiye işleyen bir piyasa ekonomisine sahiptir. Yapısal zayıflıklarını ele alan mevcut kapsamlı reform programını uygulaması koşuluyla, orta vadede Birlik içindeki rekabetçi baskılarla ve piyasa güçleriyle baş edebilmesi beklenmektedir” denildi.
Öte yandan, özelleştirme ve ekonomik reformlarda yavaş da olsa ilerleme kaydedildiği belirtilirken; işsizlik rakamları kriz öncesi dönemden daha yüksek olduğu, dış dengesizlikler ile finansman ihtiyaçlarında artış meydana geldiği ve KOBİ'lerin finansmana erişimindeki zorluklarının devam ettiği Rapor’da göze çarpan noktalar arasında yer aldı.
AB, Rapor ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı da AB sürecine herkesi dahil etme çabalarından dolayı övdü. Bağış için, "Başmüzakereci, katılım müzakereleri için Bakanlıklar arasındaki koordinasyonu daha işler hale getirdi. Bakan, katılım sürecine dahil olmalarını teşvik etmek için sivil toplumla sık sık bir araya geldi" denildi ve böylelikle AB, sivil toplum kuruluşlarına ve TİAD gibi meslek örgütlerine verdiği önemi de bir kez daha açıkça ortaya koymuş oldu.